Kaygıdan Kurtulma Yolları Neden ve Nasıl Bir Türlü İşe Yaramaz?

ÖZET

  • Uzun süredir devam eden kaygı sorunların varsa; “Neden bir türlü bu sorundan kurtulamıyorum?” diye düşünebilirsin. 
  • Kaygılar konusunda deneyimli bir terapist olarak bunun birçok nedeni olduğunu söyleyebilirim.
  • Kaygıdan kurtulma yollarının neden işe yaramadığını anlattığım 7 nedeni öğrenerek kendine bir yol haritası çizebilirsin.

KAYGI ÇARESİZLİĞİNİN 7 NEDENİ:

  1. İşlenmemiş travmalar
  2. Kaygının verdiği mesajı fark etmemek-önemsememek
  3. Kendine saygı duymamak
  4. Çatışan duygular
  5. Yüzleşmeyi yanlış yapmak
  6. Kaygıya patolojik olarak bakmak
  7. Sıkıntı sıkıntısı sendromu
 

Kaygı sorunları ve bunlardan kurtulma yolları en çok merak edilen konulardan birisidir.

Belki sen de merakla şu an bu yazıyı okuyorsun.

Muhtemelen kronik ve dirençli bir kaygı yaşıyorsun.

Tahminime göre kaygı duygusuyla aran pek iyi değil.

Kendini çaresiz, yetersiz hissediyorsun.

Belki de bunu genetik ya da kişilik sorunu olarak görüyorsun. 

Kaygıyla ilgili birçok video izlemiş, yazı okumuş olabilirsin.

Belki de ilaç ve terapi desteğini de denedin ama halen kaygı bir sorun olarak karşında duruyor.

Açıkçası kaygıdan kurtulmaya çalıştıkça kaygı devam eder çünkü kaygı kurtulmaya çalışılması gereken bir duygu değildir.

Peki ne yapmak gerekiyor o zaman?

Kurtulma yollarının işe yaramamasının birçok nedeni var. Bugün bunlardan en sık karşılaştığımı gözlemlediğim 7 tanesini paylaştım. Bunları anlayınca ne yapman gerektiğini de keşfedebilirsin.

1. İşlenmemiş travmalar

Hayatı deneyimlerimizden öğreniriz, bunları doğru şekilde işlemeyince de o zaman rahatsız edici durumlar yaşarız.

Kronik kaygı da bunlardan birisidir.

İşlenmemiş travmalar yani başa çıkmakta zorlandığın küçük ya da büyük negatif deneyimlerin birçok farklı etkisi vardır.

Kaygı yaşadığın ve çaresiz, güçsüz hissettiğin olaylar bilinç dışı düzeyde tetikleniyorsa kaygı hali devam eder.

Örneğin; otorite karşısında kaygılı hissetmek gibi.

Kaygı sorunları olan ebeveynlerle büyüdüysen dolaylı olarak işlevsel olmayan kaygı halini öğrenirsin.

İşlenmemiş travmaların varsa belirsizliği tolere edememe alışkanlığını kazanmış olabilirsin. 

Aynı sıkıntıları yaşamamak için “Artık her şey net ve belli olsun, böylece hazırlıklı olabilirim kontrol edebilirim.” diye düşünürsün. Bu bir tür savunma mekanizmasıdır.

Dolayısıyla bu travmalarını işleyip etkilerinin şimdiki zamana negatif yansımalarını engellemen gerekiyor.

2. Kaygının verdiği asıl mesajı fark edememek veya ciddiye almamak

Ölüm kaygısının, aslında yaşam kaygısı olması gibi.

Bunu fark etmeyince sağlık-ölüm konularıyla fazla meşgul olursun.

İlişkileri tamir etmek için adım atmamak, gerçekleştirmek istediği hayalleri ertelemeye devam etmek gibi gerekenleri yapmıyorsan bir şeyleri fark etmek de yeterli değildir.

O zaman mesajlar gelmeye devam eder. Dolayısıyla yapman gereken şey kaygının arkasındaki bilinç dışı mesajın şifresini çözmek ve gerekenleri yapmaktır. 

3. Kendine saygı duymamak

Kendine saygı ihtiyacı çok temel bir ihtiyaçtır.

Kendini yeterli ve güçlü hissetmek hayata daha esnek bakabilmeni de sağlar.

Her ne olursa olsun zorluklar yaşasan da başa çıkabileceğine inanmak sana güven ve huzur verir. 

Özgüven konusunda negatif bir içsel sesin varsa, en ufak eksiklikte hemen kendini yargılıyorsan, kendine saygı duymakta zorlanıyorsan kaygı sık bir şekilde karşılaşacağın bir duygu olacaktır. 

Kaygı sorunu yaşayan danışanlarımın birçoğunda özgüven sorununun da alttan alta paralel bir şekilde var olduğunu gözlemledim.

O yüzden kaygı sorununda odak noktasını özgüven sorununa kaydırmak gerekebilir.

4. Çatışan duygular

Bir şeye karşı hem pozitif hem de negatif duygular içerisinde olabilirsin.

Kaygılı şekilde hareket etmek bazen pozitif bir özellik olarak takdir de edilebiliyor.

Örneğin, anne ya da baba olarak çocuklarınla ilgili kaygılı olmaktan bir taraftan rahatsızlık duyarken diğer taraftan içte içe bunu iyi ve ilgili, duyarlı bir ebeveyn olmanın bir göstergesi olarak görüyor olabilirsin.

O zaman kaygılı olmak pozitif bir kişilik özelliği olarak hissedilebiliyor.

Buna bir tür ikincil kazanç da diyebiliriz. 

O zaman kaygı halini rahatlatıyor olmak kendini daha az ilgili bir anne-baba olarak görüp suçluluk duymana neden olabilir.

Tabi bu çoğu zaman bilinç dışı düzeyde olur. Bilinç düzeyinde sen yine kaygıya odaklanırsın. 

Peki ne yapmak gerekiyor? 

Öncelikle çatışan duygularını fark et.

Daha sonra bu duyguların vermeye çalıştığı mesajı, hangi ihtiyacına hizmet ettiklerini düşün.

O zaman su yolunu bulmaya başlayabilir ve kaygı konusu daha uygun seviyelere gelebilir.  

5. Yüzleşmeyi yanlış yapmak

Kaçınma oldukça kaygı da olur. Bu bilinen bir şey.

O yüzden yüzleşme yapmak lazım ama nasıl?

Küçük adım olmadan çoğu zaman hayal kırıklığı oluyor.

Yüzleşme konusunda 5O ve YÜZLEŞ YÖNTEMİYLE Korkularını ve Takıntılarını Yenmenin 6 Yolu Nedir? yazımı okuyabilirsin. Orada detaylı olarak doğru yüzleşmenin nasıl olması gerektiğini anlattım.

6. Kaygıya patolojik bir durum olarak bakmak

Kaygı kötüdür, patolojik hastalıktır, zayıflıktır, hiç yaşanmamalıdır ya da bu bir hastalıksa doktor tedavi etmeli düşüncesi ile aslında sorumluluğu almıyorsun.

Psikolojik sıkıntılara bozukluk ve hastalık olarak bakmanın yarattığı problemleri detaylı olarak anlattığım yazımı okuyabilirsin. Bu yazıda konuyu detaylı olarak anlattım.

7. Sıkıntı sıkıntısı sendromu kısır döngüsü

Sıkıntıdan sıkıntı duymak kısır döngü olarak kaygı halini yoğunlaştırarak devam eder.

Akla gelen düşüncelere dalarsın, sonra kovmaya çalışırsın ama dallanıp budaklanır.

Aklına gelen senaryolar-görüntüler tetiklemeye devam eder. 

Sıkıntı sıkıntısı da özellikle panik atak ya da takıntı problemleri yaşayan kişilerde sık görülen önemli bir konudur.

İlaç desteğinden görülen faydayı da olumsuz etkileyen ve asıl sorunları görmeyi engelleyen önemli bir konudur. 

Bunları okumak kaygılarını belki bir nebze de olsa rahatlatıyor olabilir ama açıkçası yazılarımın amacı seni o an rahatlatmak değil. 

Amacım; kendini daha iyi tanıman ve kendini geliştirmendir. 

Duygularının verdiği mesajları anla ve ona göre mantıklı-stratejik olarak hareket et. 

Bunu yapmak bazen rahatlatabilir bazen de konfor alanının dışına çıkmana neden olabilir. Bu bir süreç.

Değişim süreci emek ve cesaret ister. Bu süreçte zorlanman gayet doğaldır.

Eğer daha hızlı ve tempolu şekilde ilerlemek istiyorsan bir uzmandan birebir terapi desteği alabilirsin. 

Uzm. Psk. Cem Gümüş

Kaliteli Yaşam Danışmanlığı ve Travma Terapisi/EMDR özel çalışma alanlarımdır.

Psikolojik güçlükler ve kişisel gelişime yönelik birçok içerik (kitap ve online eğitimler vb.) paylaşıyorum.

İçeriklere ulaşmaya başlamak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kendinin Terapisti Ol Kitabı

psikolog kitapları öneri kendinin terapisti ol

Daha Kaliteli Bir Yaşam İçin
4 Basamaklı Uyan Yöntemini
Nasıl Kullanabileceğinizi Öğrenin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir