Yazılarım

Psikoloji ile ilgili yazdığım birçok yazıya buradan ulaşabilirsiniz...

EMDR Yöntemi Hakkında En Sık Sorulan 15 Soru

EMDR Terapisi hakkında merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını bu yazıda bulabilirsiniz.

 

1) EMDR nedir?

EMDR, ingilizce adıyla Eye Movement Desensitization and Reprocessing (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) olarak adlandırılan bir psikoterapi yöntemidir.

 

2) EMDR terapisi Travma Sonrası Stres Bozukluğunun (TSSB) tedavisinde etkili midir?

Evet. EMDR terapisinin en etkili olduğu sorunlar travmalardır.

Travmatik olayları:

Yeniden yaşıyor gibi canlı hissediyorsanız,

Olayı hatırlatan durumlardan ve düşüncelerden kaçınmaya çalışıyorsanız,

Suçluluk, pişmanlık, kızgınlık vb. olumsuz duygu ve düşünceler varsa,

Olayı hatırlayınca bedensel hisler geliyorsa

Travma Sonrası Stres yaşıyorsunuz demektir. EMDR terapisi ile bu travmatik olayları etkili bir şekilde işleyebilirsiniz.

TSSB’nin psikoterapötik olarak çözümlenmesi ile ilgili en çok araştırma yapılan yöntemlerden birisi EMDR’dir.

 

3) Geçmişteki olumsuz olayları sürekli düşünmüyorum. Hatırlayınca da takılmıyorum ama belki de bilinçaltımda rahatsızlık veriyordur. Şu andaki sorunlarımla geçmiş arasında bir bağ kuramıyorum. EMDR yöntemi bana uygun mu?

EMDR yeni gelişmelerle birlikte artık her türlü durumda uygulanabilir bir yöntemdir. Sizi doğrudan terapi almaya yönelten şey hatırladığınızda sizi kötü hissettiren travmatik olaylar olmayabilir.

İlişki problemleri, mutsuzluk, mükemmeliyetçilik gibi güncel sorunlarda da aslında bilinçdışınızda kayıtlı ve işlenmesi gereken deneyimlerin (mikro travmaların) olduğunu görüyoruz.

EMDR uygulanabilmesi için bunları doğrudan hatırlamanız ya da büyük bir rahatsızlığınız olması şart değildir. Hangi noktaların ele alınabileceğini ve nereden başlanabileceğini terapistinizle birlikte belirleyeceksiniz.

 

4) EMDR terapisi travma sonrası stres dışında da uygulanabiliyor mu? 

Evet. Çocuk, ergen ve yetişkinlerde birçok farklı problem türünde EMDR terapisi uygulanmaktadır.

Travmalar iki gruba ayrılır. Mikro ve Makro Travmalar.

Makro Travmalar, cinsel taciz, tecavüz, şiddet, doğal afetler, kayıplar, boşanma, aldatılma gibi büyük olaylardır. Kısa süre içerisinde yaşamda önemli ve büyük değişikliklere neden olurlar.

Mikro Travmalar ise, eleştirilme, aşağılanma, dalga geçilme, anlaşılmama, takdir edilmeme, ihmal, başarısızlık gibi küçük olaylardır. Bu tür olaylar yaşam boyu birden fazla ve tekrarlı şekilde yaşanırlar. Etkileri daha yavaş yansır.

Aşağıdaki problem türleri mikro ve/veya makro travmalarla bağlantılıdır.  EMDR terapisini sıklıkla bu sorun alanlarında uyguluyoruz:

 

Depresyon

Kaygı Bozuklukları (Panik bozukluk, Yaygın Kaygı Bozukluğu, Obsesif Kompulsif Bozukluk vb.)

Fobiler ve Korkular (Sosyal Fobi, Yükseklik Korkusu, Uçak Korkusu, Agorafobi vb.)

Uzun Süren Yas

Kendilik Değer ve Özgüven Problemleri

Performans Kaygısı (Sınav Kaygısı vb.)

Performans Geliştirme (Örneğin, spor, sahne sanatları vb. performans gerektiren konular)

Öfke ve Stres Yönetimi

Psikolojik Kökenli Fiziksel Rahatsızlıklar (Baş Ağrısı vb.)

Kilo Kontrolü ve Yeme Bozuklukları

Beden Algısı Bozuklukları

 

5) EMDR terapisinin etkileri kalıcı mıdır?

EMDR terapisinin bitiminden itibaren danışanların 3, 4, 9, 15 ay ve 5 yıl sonra mevcut durumlarının incelendiği araştırmalarda birçok danışanın terapide elde ettikleri faydaları koruduğu görülmüştür.

Diğer tüm terapi yöntemlerinde olduğu gibi EMDR terapisinde de elde edilen kazanımların kalıcılığı konusunda birçok faktör devreye girmektedir:

 

Deneyimli bir terapistle EMDR uygulanması,

Danışana faydalı olabilecek uygun hedeflerin seçilerek zamanın en iyi şekilde değerlendirilmesi,

Terapist danışan arasında uyumlu bir ilişki olması

Terapinin uzunluğu,

Danışanın terapiden elde ettiği kazanımları

Öğrendiği becerileri hayata geçirme konusunda çaba göstermesi

vb. birçok faktörün terapinin verimliğin de payı bulunmaktadır.

 

6) EMDR terapisinin bu kadar etkili olmasına katkıda bulunan etkenler nelerdir? Diğer yöntemlerden farkı nedir?

EMDR birçok psikoterapi yöntemini sistematik bir alt yapı içerisinde kapsayan kompleks bir terapi yaklaşımıdır. EMDR terapisinde psikodinamik, bilişsel davranışçı, yaşantısal, fizyolojik ve etkileşimsel terapi yaklaşımlarından yöntemler kullanılmaktadır.

Bu çeşitlilik EMDR’nin en önemli avantajlarından birisidir. Terapi sürecinde sadece düşüncelere odaklanılmamakta, duygular, bedensel hisler ve bağlantılı anılar gibi birçok boyutta ele alınmaktadır.

EMDR terapisi ele alınan anı ile ilgili düşünceler, duygular ve bedensel hisler üzerinde doğrudan bir çalışma yürütülerek daha faydalı ve adaptif bilgilerle yeni bağlantılar yapılmasını sağlamaktadır.  Bunun sağlanabilmesi için EMDR’de aşağıdaki etkenler önemli bir role sahiptir:

1.Anının parçaları ile bağ kurulması: Olayla ilgili görüntüler, olumsuz düşünceler ve bedensel hislere aynı anda odaklanılıyorken travmatik anı ele alınmaktadır.

2.Farkındalık: Travmatik anıyı ele alırken danışandan istenen sadece aklına ne gelirsa ‘izlemesi’, ‘farketmesi’ ve ‘ne geliyorsa buna izin vermesidir’. Karmaşık bir düşünce sürecine girmek için kendisini zorlamaması istenir.

3.Serbest çağrışım: Bilgi işleme sırasında danışandan yeni farkındalıklara, bağlantılara, duygulara, görüntülere ve aklına başka ne gelirse bunlara dikkatini vermesi istenir. Yönlendirici olmayan bu yaklaşım sayesinde hedeflenen anı ile bağlantılı ancak farkında olunmayan rahatsızlık verici anılara ulaşabilme ve böylece bunları ele alabilme imkanı doğmaktadır.

4.Tekrarlı bir şekilde anıya dönmek ve anının canlılığını kaybetmesi: EMDR terapisindeki kısa süreli yüzleştirmeler sayesinde rahatsız edici içsel süreçlerin etkisi azalmaya başlamakta ve böylece kişi anıyı hatırladığında daha rahat olmaktadır.  Bunun temelinde kişinin artık anıyı çaresizce bastırmak yerine içsel dünyasının kontrolünü eline almaya başlaması yatmaktadır.

5.Göz hareketleri ya da diğer türdeki çift taraflı uyarım yöntemleri: Çift taraflı uyarımın faydaları ile ilgili birçok görüş bulunmaktadır. Bunlar ileride ayrıntılı olarak anlatılacaktır.

 

7) EMDR terapisinde göz hareketleri mutlaka gerekli midir?

EMDR terapisinin en ilginç yanlarından birisi normal konuşma terapisine eklenen çift taraflı uyarı yöntemidir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için yazının en altındaki linke tıklayabilirsiniz.

Dikkatin aynı anda hem içsel süreçlere hem de çift taraflı uyarı yöntemiyle  dışarıya verilmesi EMDR terapisinin etkinliğinin önemli unsurlarından birisidir.

 

8) EMDR terapisinde kullanılan çift taraflı uyarımın nasıl bir faydası vardır?

Çift taraflı uyarımın neden işe yaradığı ile ilgili birçok farklı görüş ortaya konulmuş ve bu konuda birçok araştırma yapılmaktadır.

Çift taraflı uyarımın sağladığı avantajlar aşağıda listelenmiştir:

Beynin genel olarak mantıkla ilişkili bölümü olan sol bölümü ve duygular ile ilişkili sağ bölümü arasında bilgi iletiminin daha verimli hale getirilmesi,

Temel güven duygusuna yönelik doğal bir refleks mekanizmasının harekete geçirilmesi,

Olumsuz duygu hali tetiklendiğinde rahatlama amacıyla dışsal bir uyarım olması

Hafızanın çeşitli bölümlerini aktive ederek yeni ve farklı bilgilere ulaşılmasının sağlanması,

Dikkatin bir bölümünün şimdiki zamanda tutulmasını sağlayarak travmatik anılarla yüzleşilmesinin olanaklı hale gelmesi

 

9) EMDR terapisine kaç seans devam etmek gerekiyor?

Terapi sürecinde yürütülecek seans sayısı problem türüne ve danışanın yaşam öyküsüne bağlı olarak değişmektedir. EMDR terapisi alan kişilerin %80-90’ı için tek bir travmatik anısını ele alıp sindirebilmek ve hatırlandığında rahatsızlık vermeyen bir noktaya getirebilmek için 1-3 seans yeterli olmaktadır.

Bir anıyı ele almak benzer türdeki üzerinde çalışılmamış anıları da olumlu yönde etkilediğinden dolayı EMDR terapisinde geçmişteki her bir olumsuz deneyimi tek tek çalışmak gerekmemektedir.

Terapinin uzunluğu, üzerinde mutlaka çalışılması gereken anıların sayısına ve kişinin ilerleme hızına göre önceden açık bir şekilde planlanmaktadır. Genel olarak EMDR terapisinin kısa süreli bir terapi yaklaşımı olduğu söylenebilir.

 

10) Kısa sürede hızlı bir ilerleme sağlamak istiyorum. EMDR terapisi yoğunlaştırılmış şekilde uygulanabiliyor mu?

Evet. Özellikle şehir dışından ya da yurt dışından kısıtlı bir süre için gelen danışanlarımızla ardışık günlerde blok seanslarla çalışma imkanı bulunmaktadır. Bunun için danışanın yoğun bir çalışmaya uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.

 

11) EMDR terapisinde daha ilk görüşmede hemen çalışmaya başlanıyor mu?

Öncelikle genel bir değerlendirme yapılır. Mevcut sorunlar, kişilik yapısı, kişisel öykü, terapi beklentileri, EMDR yöntemine uygunluk vb. bilgiler genel hatlarıyla alınır. EMDR ile travmaları ele almaya başlamak için duygu kontrolü yöntemlerini öğrenmeyi içeren bir hazırlık dönemi gerekmektedir.

Bu dönemin ne kadar süreceği danışanın ‘kendi kendisini rahatlatabilme’ becerisine ve bu konudaki öğrenilen yöntemlerin uygulanma durumuna bağlı olarak değişmektedir.

Terapist gevşeme yöntemlerini hazırlık aşamasında danışana öğretir. Danışanlar genelde bir ya da iki seans sonrasında anıları işlemeye başlamaya hazır hale gelmektedir.

 

12) EMDR terapisi hipnoza benziyor mu? Benzerlikleri ve farklılıkları nedir?

Her iki yaklaşımda da bilinçdışındaki işlenmemiş travmalar üzerinde çalışılsa da EMDR terapisi hipnozdan farklı bir terapi yöntemidir.

Hipnoz uygulaması sırasında kişinin gevşemiş bir zihinsel duruma geçmesi -trans hali- gerekmektedir. Kişinin dikkatinin önemli bir bölümünün içsel dünyasına odaklanması amaçlanır ve kişi belirli telkinlerle yönlendirilir.

EMDR terapisinde ise hipnozdaki gibi bir trans haline girilmesi amaçlanmaz. Bilinçli olarak olumsuz duygular geldiğinde bunları yaşamak ve böylece çözümlenmesini sağlamak üzerine odaklanılır.

Terapist danışanı telkinlerle yönlendirmez. EMDR terapisini alan kişi daha aktif bir roldedir ve anıyı işleme sırasında istediği zaman ara verebilmektedir.

 

13) Travmatik anılarımdaki rahatsızlığımı aynen geçmişteki yoğunluktaki gibi tekrar yaşayacak mıyım?

Birçok kişi deneyimlerinin sadece küçük bir kısmının farkındadır, bazıları da hisleriyle daha çok bağ kurabilmektedir. EMDR terapisi alan danışanlardan travmatik anılarının hissettirdiği rahatsızlıklarını seansta uzun süre boyunca yoğun bir şekilde yaşamaları istenmez.

Danışanların ‘Tolerans Penceresi’ içerisinde kalmaları sağlanır. Yani ne tahammül edilemeyecek düzeyde bir rahatsızlık içine girmesi ne de danışanın etliye sütlüye karışmadığı, hiç bir sıkıntı hissetmediği önemsiz detaylarla vakit kaybetmesi istenir.  

EMDR terapisi sırasında yüksek düzeyde bir rahatsızlık hissi olursa da bu sadece birkaç dakika sürer ve sonrasında hızla rahatlama sağlanır. Bu rahatsızlık hissi kendi kendine hızlı bir şekilde gerçekleşmiyorsa rahatlamayı sağlamak için EMDR terapistinin uygulayabileceği birçok yöntem bulunmaktadır.

Danışanın kendisi de terapinin hazırlık aşamasında rahatsızlık hissi karşısında kendisini kısa süre içinde rahatlatabilecek teknikler konusunda eğitilmiştir.

 

14) EMDR terapisinin yan etkileri var mı?

Diğer terapi yaklaşımlarında olduğu gibi EMDR terapisinde de bazı kişilerde kısa bir dönem için sıkıntı düzeyinde artış olabilir.

1.Rahatsız edici ve işlemlenmesi tamamlanmamış deneyimler hatırlanabilir,

2.Bazı danışanlar terapi seansı sırasında yoğun bir duygulanım ve bedensel hisler yaşayabilir.

3.Terapi seansı sonrasında ele alınan durum/anı üzerindeki beynin bilgi işleme süreci devam edebilir ve bu yüzden rüyalar, yeni hatırlanan anılar vb. olabilir.

 

EMDR terapisi konusunda yetkin olan bir terapist gözetiminde ilerlenildiğinde yukarıdaki durumlar herhangi bir problem yaratmamaktadır.

EMDR terapisinin ilk aşamaları öncelikle duygu kontrol yöntemlerinin öğrenilmesi olduğundan dolayı danışanlar rahatsız edici duyguları konusunda neler yapabileceklerini bilmektedirler.

 

15) EMDR terapisi konusunda bir uzman arayışına girdiğimde nelere dikkat etmeliyim?

Başvurmayı düşündüğünüz uzmanın aşağıdaki özelliklere sahip olup olmadığını araştırmanızı öneririz.

 

I.-II.düzey EMDR terapisi eğitimini tamamlaması ve düzenli süpervizyon alması,

Eğitimlerini Uluslararası EMDR Derneği (EMDRIA) onaylı eğitmenlerden alması,

EMDR terapisindeki son gelişmeleri ve yöntemleri takip etmesi,

Sizin probleminizle ilgili deneyim sahibi olması,

Terapi başarı oranlarının iyi olması

 

EMDR Hakkında Daha Detaylı Bilgi Almak İçin Buraya Tıklayın

 

KAYNAKÇA: The EMDR Institute (Uluslararası EMDR Enstitüsü) ve EMDR-TR Derneği

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir