EMDR Açılımı Nedir?

EMDR bir travma terapisidir. Şu an dünyada travma çözümü denilince akla ilk gelen terapi yaklaşımlardan biridir.

Peki travma dediğimiz şey nedir?

Başa çıkmakta zorlandığın ve sana sıkıntı veren her türlü olaya travma diyebiliriz.

Travma denilince daha çok depremler, afetler, kazalar, ölümler gibi büyük olaylar yani makro travmalar geliyor.

Ama mikro travma dediğimiz olaylar da var;

Ancak mikro travmalar dediğimiz eleştirilmek, yargılanmak, küçük düşürülmek, dalga geçilmek, yalnız hissetmek, önemsenmediğini, değersiz ve yetersiz olduğunu hissettiğin tarzda yaşadığın her türlü olay da aslında birer travmadır.

EMDR ile bu tür belirli, net olaylar hızlı şekilde ele alınıp işlenebiliyor ve sindirilebiliyor.

EMDR’nin Açılımı

EMDR (Eye Movement Desensetization and Reprocessing) türkçeye çevrildiğinde Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Denilen Bir Terapi Yaklaşımıdır.

Burada üç tane unsur vardır; göz hareketleri, duyarsızlaştırma ve yeniden işleme

EMDR Terapisinin ilk boyutu: Göz Hareketleri

Bu yöntemi diğer birçok terapi yaklaşımına göre ilginç kılan bir uygulaması vardır. Belirli bir olaya, travmaya odaklanırken aynı anda da belirli sürelerle gözlerini sağa ve sola hareket ettirirsin.

EMDR yönteminde, hedeflenen olaya odaklanırken gözlerini sağa ve sola hareket ettirdiğinde zihninin daha verimli çalıştığını görüyoruz.

Bunun hem rahatlatıcı bir etkisi vardır hem de sağ ve sol beyine uyarı verildiğinde oluşan belirli nörobiyolojik etkiler ile birlikte olayı daha verimli bir şekilde sindirme şansı bulunmaktadır.

Göz hareketlerinin olumlu etkilerinden biriside çağrışımları hızlandırmasıdır.

Ritmik bir şekilde belli bir uyarana odaklanırken yani beyne göz hareketleriyle beyne çift taraflı uyarı verirken başka olayları da daha kolay hatırlamak mümkün olabilmektedir. Bu da bizim için terapide bir avantaj haline gelir. Altta yatan bilinçdışındaki asıl önemli olan olaylara ulaşma şansı yakalanabilmektedir. Göz hareketlerinin nörobiyolojik etkilerini başka bir bölümde detaylı olarak işleyeceğiz.

EMDR’nin açılımındaki 2. boyut: Duyarsızlaştırma

Duyarsızlaşma hangi olaya odaklanıyorsak o olaya yönelik bir duyarsızlaşmanın sağlanmasıdır.

Duyarsızlaştırmayla o olayı hatırladığında gelen bedensel hislerin, duygusal hislerin artık aynı şekilde olmaması ve gerçekten geride kalması sağlanır.

Diyelim ki, çocukluğunda okulda dalga geçildiğin deneyimlerin var. Bu olumsuz olayları hatırladığında kendini güçsüz, yeteriz ve ezik hissediyorsun

Bu olayı tekrar ele alıp işledikten sonra artık bu olayı hatırladığında bedeninde hissettiğin gerginlik, sıkışma, kasılma hissin olmamaya başlar. 

Olaya eşlik eden duyguların da (utanç, kaygı, üzüntü gibi) artık yoğun şekilde hissedilmez.

EMDR açılımındaki 3. boyut: Yeniden İşleme

Yeniden işleme dediğimiz kısım; olayla alakalı duyarsızlaşmanın yanında, olaya bakış açısının da değişip  dönüşmesidir. Olayı daha derinlikli bir şekilde analiz etmeyi içeren bir kısım da diyebiliriz.

Önceki örnekteki dalga geçilme travmasına duyarsızlaştırmanın yanında yeniden işlemede sağlandığında bu olaylara daha gerçekçi ve mantıklı açıdan bakabilmeye başlarsın. 

Yöntemin ilk ortaya çıktığı zamanlarda yeniden işleme boyutu yoktu.

Hatta yöntemin adı Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma (EMD) şeklindeydi.

Daha sonra yeniden işleme boyutunun da uzun vadeli ve kalıcı bir ilerleme sağlaması açısından önemli olduğu görülmüştür.

Olaylara karşı sadece duyarsızlaşmak yeterli olmuyor çünkü yaşadığın olaylar aslında senin için bir hayat dersidir. Sana kişisel gelişim sürecinde bir şeyler öğretmeye çalışmaktadır.

O an o dersleri bilmediğin için sıkışıyorsun ve karşılaştığın olayla başa çıkmakta yetersiz kalıyorsun. Başa çıkamadığın için de bu olaylar işlenmemiş travmalar haline geliyor ve bu şekilde bilinçdışında depolanıyor.

Diyelim ki, gerçekten kötü bir olay yaşadın. Bu yaşadığın kötü olayı büyük bir travma haline getiren, seni sıkıştıran da içsel ve dışsal başa çıkamama halindir.

Dolayısıyla yeniden işleme boyutuyla birlikte olayla alakalı duygularını işlerken bir taraftan da olaydan belli dersler çıkarıp büyümen amaçlanır.

Diyelim ki büyük bir trafik kazası yaşadın ve bu trafik kazasını terapi ile birlikte işledik.

Sadece duyarsızlaşmayla yetindiğini düşünelim. Trafik kazasını hatırladığında artık olumsuz bir şey hissetmiyorsun. Araba kullanmaktan eskisi gibi kaçınmıyorsun. Daha önceki gibi arabayı kullanmaya devam ediyorsun. Bu noktada eğer yeniden işlemeyi yapmadıysak daha sonrasında tekrar bir nüksetme olabilir. Tekrar aynı travmayı yaşayabilirsin ve kaza yapabilirsin.

Çünkü trafik kazasında senin de bir hatan olabilir; bu hatadan, olaydan çıkarılacak dersi eğer çıkarmadıysan daha sonrasında da bu olayın tekrar olma olasılığı artmaktadır. 

Bunu da bilinçdışı düzeyde içten içe bilirsin. Dolayısıyla yeniden işleme boyutu ihmal edilirse  o zaman o olay da tam olarak sindirilmiyor ve daha sonraki aşamada tekerrür edebiliyor.

O yüzden herhangi bir olayı işlerken o olayla ilgili duyguları rahatlatmanın, belli konularda duyarsızlaşmanın yanında, olayı analiz edip yeninden işlemek EMDR yönteminin önemli bir boyutudur.

Trafik kazası gibi net bir olaydan çıkarılabilecek dersi belirlemek çok zor olmayabilir ama özellikle ilişkileri içeren tarzda olaylarda çıkarılacak dersleri fark etmek daha zor olabiliyor. O yüzden yeniden işleme boyutuna özel bir zaman ayırmak gerekir. 

Psikolojik Yaralar ve EMDR

Birçok kişinin duygusal acıların iyileşmesi için uzun bir zamana ihtiyaç duyulduğu şeklinde genel bir önyargısı bulunmaktadır. EMDR terapisi ise bu görüşün aksine bedenin aynen fiziksel bir yarayı iyileştirmesi gibi zihnin de psikolojik yaraları iyileştirebildiğini göstermiştir.

Elin kesildiğinde bedenin açılan yarayı kapatmaya çalışır. Eğer bu yara yabancı cisimler, mikroplar ya da yeni kesiklere maruz kalırsa yaranızda iltihap oluşur ve bu yüzden acı duyarsın. Bu olumsuz etkenler ortadan kalktığında ise yara iyileşmeye başlayacaktır.

EMDR terapisi zihinsel süreçlerde de benzer bir durumun olduğunu göstermektedir. Beyinde bulunan bilgi işleme sistemi doğal bir iyileştirme görevine sahiptir. Eğer bu sistemin çalışması engellenir ya da rahatsız edici dışsal bir olay nedeniyle dengesi bozulursa duygusal yara iltihaplanır ve yoğun bir sıkıntı duyulmasına neden olur. Bu engel ortadan kaldırıldığında ise iyileşme başlar. EMDR terapisinde özel terapi aşamaları ve yöntemleri ile danışanlara bu doğal iyileştirme mekanizmasını aktive etme konusunda yardımcı olunmaktadır.

EMDR Yönteminin Etkinliği

EMDR yönteminin etkinliği üzerine birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların sonuçlarına göre EMDR oldukça kısa süreler içinde danışanların travmatik olayların etkisinden kurtulmalarını sağlamaktadır. Bazı çalışmalarda tek bir travmatik deneyimi olan kişilerin %84-90’nının 90 dakikalık üç EMDR seansı ile travma sonrası sıkıntılarının tamamen ortadan kalktığı görülmüştür. Diğer çalışmaların etkinlik düzeylerine genel olarak bakıldığında ise EMDR terapisine başlayan kişilerin %75 ile %100’ünün EMDR terapisi sonunda travmalarının etkisinden kurtulduğu görülmüştür.

EMDR yöntemi son 20 yıl içinde gittikçe yaygınlaşan bir şekilde travma tedavisinde etkili bir yöntem olarak saygınlık kazanmış ve milyonlarca kişinin başarılı bir şekilde geçmişin yüklerinden kurtulmalarını sağlamıştır. Şu anda tüm dünyada 70.000’nin üzerinde EMDR terapisi uzmanı bulunmaktadır.

EMDR terapisi sekiz aşamalı bir tedavidir. Göz hareketleri (ya da diğer türdeki iki taraflı bir uyarım) EMDR seanslarının bir parçası olarak kullanılır. İki taraflı uyarımın kullanım nedenleri için EMDR teorisi yazısını okuyabilirsin.

Öncelikle hangi anının üzerinde durulacağı belirlendikten sonra kişinin bu anıyla ilgili düşüncelerine, duygularına, hislerine ve bedensel duyumlarına odaklanması ve bu sırada terapistin danışanın görme alanı içerisinde sağa sola hareket ettirdiği elini takip etmesi istenir. Anıya odaklanırken belirli aralıklarla danışanın bu şekilde dikkatini çift taraflı bir uyarıma vermesinin klasik konuşma terapisine göre beynin daha verimli çalışmasını sağladığı görülmektedir.

Uykumuzun rüya gördüğümüz kısmında gözlerimiz sağa sola hareket etmektedir. REM uykusu (Rapid Eye Movement: Hızlı Göz Hareketleri) denilen uykumuzun bu bölümünde Harvard Üniversitesindeki bir araştırmacının bulgularına göre beyin daha verimli bir şekilde çalışmakta, içsel bağlantılar daha kolay bir şekilde kurulabilmekte ve bu şekilde rahatsız edici sindirilebilmektedir. EMDR terapisi iki taraflı uyarım yöntemini kullanarak beynin bu doğal mekanizmasından faydalanmaktadır.

Başarılı bir EMDR terapisi ile kişinin acı veren yaşam deneyimine bakış açısı değişmekte ve anıyı düşündüğünde duygusal düzeyde de daha farklı hisler içine girmektedir. Örneğin, taciz yaşamış bir kişi yaşadığı dehşet ve kendinden iğrenme hislerinden ‘bu geçmişte kaldı, o şartlarda elimden gelenin en iyisini yaptım, güçlü birisi olduğumu hissedebilirim’ noktasına gelebilmektedir.

Klasik konuşma terapisinin aksine yeni farkındalıklar sadece terapistin müdahaleleri ve yorumları ile değil danışanın kendi entellektüel ve duygusal süreçleriyle sağlanmaktadır. EMDR terapisi ile kişi deneyimleri arasında yeni bağlantılar oluşturmakta, kendisini iyi hissettirecek önemli ayrıntıları daha çok hatırlamakta ve bir zamanlar kendisini sarsan anılara baktığında daha güçlenmiş hissetmektedir.

Yaraları kapanmakla yetinmemekte daha farklı bir şeye dönüşmektedir. Böylece kişi kendisini daha da olgunlaşmış hissetmektedir. EMDR yönteminin diğer terapi yöntemlerinden farklı olan noktalarından birisi de derinlemesine analiz ya da ev ödevlerine diğer terapilerde olduğu kadar ihtiyaç duyulmamasıdır.

EMDR Yönteminin Gelişimi

EMDR yöntemi özellikle 1990’larda ortaya çıkmış ve giderek popülerleşen bir yöntemdir.

Bu süreç içinde yönteme birçok ekleme yapılmış ve yöntemin birçok farklı sorun türünde kullanılabilir hale gelmesi sağlanmıştır.

Daha önce farklı terapi yaklaşımlarını benimsemiş olup sonrasında sadece EMDR ile çalışmaya başlayan ve daha önceki terapi yaklaşımlarından da EMDR yöntemine belli eklemeler yapan birçok EMDR terapisti vardır. 

Dolayısıyla EMDR gün geçtikçe gelişen ve daha da etkili hale gelen bir terapi yaklaşımıdır.

Standart EMDR uygulamalarına birçok yenilik getirilmiştir. Örneğin, daha pratik olması açısından, göz hareketleri yerine çift taraflı uyarı olarak kulağa ritmik ses veren bir kulaklık ya da iki elinde tuttuğun bir titreşim aleti kullanılabilmektedir.

EMDR terapisi artık travmalar dışındaki sorunlarda da kullanılmaktadır: Depresyon, kaygı sorunları, öfke problemleri, ilişki sorunları, performans geliştirme alanı vb.

Şu anda dünyada binlerce EMDR terapisti vardır. Ülkemizde de EMDR yöntemini dünya standartlarında uygulayan birçok terapist mevcuttur.

Ülkemizdeki EMDR terapistlerinin listesine EMDR Türkiye Derneğinin web sitesinden (www.emdr-tr.org) ulaşabilirsin.

Uzm. Psk. Cem Gümüş

KAYNAKÇA: The EMDR Institute (Uluslararası EMDR Enstitüsü)

Kaliteli Yaşam Danışmanlığı ve Travma Terapisi/EMDR özel çalışma alanlarımdır.

Psikolojik güçlükler ve kişisel gelişime yönelik birçok içerik (kitap ve online eğitimler vb.) paylaşıyorum.

İçeriklere ulaşmaya başlamak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kendinin Terapisti Ol Kitabı

psikolog kitapları öneri kendinin terapisti ol

Daha Kaliteli Bir Yaşam İçin
4 Basamaklı Uyan Yöntemini
Nasıl Kullanabileceğinizi Öğrenin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ücretsiz Edinebilirsiniz

''EMDR Rehberi''
E-Kitabı

EMDR hakkında merak ettiğiniz tüm soruların cevabını içeren kitabı edinmek için aşağıdaki linkteki sayfayı ziyaret edebilirsiniz.