Tüm Anksiyete Bozukluklarını Sınıflandırmanın Kolay Yolu Nedir?

Tüm anksiyete bozukluklarını kolayca sınıflandırmanın yolu nedir?

Anksiyete bozuklukları birçok farklı kategoride, birçok farklı tanıyla isimlendiriliyor.

Bunları gördüğünde “Hangisi bende var?” diye kafan karışıyor olabilir.

Bu kafa karışıklığını biraz daha rahatlatmak ve büyük resmi daha kolay görebilmen açısından anksiyete bozukluklarını yaşam alanlarıyla karşılaştırarak bir liste hazırladım.

Anksiyete bozukluklarını yaşam boyutları-alanları üzerinden sınıflandırarak genel olarak bakabiliriz.

Yaşam boyutları neler?

1. Fiziksel Alan

Bunlardan ilki, bedensel bütünlüğünle ve bedensel sağlığınla ilgili olan fiziksel alandır.

2. İlişki Alanı

İkincisi, diğer insanlarla kurduğun ilişki ve bağlarla ilgili alandır.

3. Güç/Başarı Alanı

3. alana özgüven alanı da diyebiliriz. İşte, okulda, gündelik sorumluluklarda kendini yeterli ve başarı hissetmekle alakalı aladırn.

4.Gelecek Alanı

4. alan da yaşamının soyut alanıdır. Geleceği ve yaşamın anlamını düşündüğün genel olarak sorguladığın alandır.

Anksiyete kelimesi aslında “Anxiety” kelimesinin Türkçeye çevrilmiş halidir.

Çeviri diyorum ama pek çeviri gibi de değil. Dolayısıyla kaygı demeyi tercih ediyorum.

Kaygı duygusu ortada bir tehlike olduğunu ve bu tehlike karşısında da bir şey yapman gerektiğini gösteren bir işarettir.

Seni tehlikelere karşı korumaya çalışır.

Böylece ortada bir tehlike olduğunu uyanık olup fark edersin ve bunun işaretini alırsın. 

Sonra da bu konuda önlemler alırsın.

Kaygı sorunlarına baktığımızda çoğu zaman kaygılanılan durumun gerçekçi temellere dayanmadığını görüyoruz.

Gerçekçi olmayan bir düzleme dayanan kaygılar kaygı bozukluğu haline geliyor.

Ortada kaygılanacak bir durum yoksa eğer yapılacak bir şey de olmuyor.

Mesela bir salgın hastalık durumu varsa,

Ya hastalık kaparsam?

Ölüm riski var, önlem almam gerekiyor.

Hastalık kaparsam kötü olur, dolayısıyla dikkat etmem gerekiyor, diye düşünmek ve bu tür kaygılarının olması son derece doğal.

Salgın hastalıktan dolayı kaygılandığında bu bir kaygı bozukluğu olmuyor.

Ama ortada bariz bir tehlike olmamasına ya da o tehlikeye karşı gereken tüm önlemleri almış olmana rağmen tehlikeyi büyük bir olasılıkmış gibi algılarsın ve bu olasılıkla birlikte bu bir kaygı bozukluğu haline gelir.

Bu kaygı bozukluklarına verilen isimleri yaşam alanlarıyla birleştirelim.

1.Fiziksel (Beden) Alanı:

Bu alanda 2 tane kaygı bozukluğu olduğunu söyleyebilirim.

Panik Bozukluk:

Panik ataklar geldiğinde bedenime kötü şeyler olacak. Çarpıntı, terleme, titreme bedenime zarar verecek, kalp krizi geçireceğim, felç olacağım ya da aklımı yitireceğim” gibi kaygılar içine girmektir.

Yani atakların kendisinden korkmaktır.

Sağlık Anksiyetesi:

Burada ataktan korkmuyorsun ama “Ya hastalanırsam ya ölürsem?” diye kaygı içindesindir. Sağlık kaygısı biraz daha genele yayılmıştır. 

Özetle bedensel bütünlüğünle alakalı kaygılar içine giriyorsan 2 tür kaygı sorunun olabilir.

2. İlişki Alanı:

Ayrılık Anksiyetesi:

Yakınındaki kişi senden daha uzağa gittiğinde, seyahate çıktığında bu yaşanabilir. Diyelim ki çocuklar anne- babasından ayrı bir zaman geçirdiler ve sonucunda ayrılık kaygısı çıkıyorsa o zaman ayrılık anksiyetesi olabilir. 

Temelde ayrılık anksiyetesi varsa bu durum yakınlarını kaybetme korkusuyla da devam edebilir. 

Özellikle de kişinin anne-babası belli bir yaşa geldiğinde bu kaybetme korkusu extra ön plana gelebilir.

Bağlanma Kaygısı:

İlişki alanının önemli bir problemi de bağlanma sorunlarıdır. “Eğer yakın bir ilişki kurarsam, beni gerçekten yakından tanırsa, ilişkimiz daha da derinleşirse önünde sonunda beni terk edecek, yalnız kalacağım. Kimseye güvenemem hayal kırıklığına uğrarım.” tarzında korkular içine girmektir. 

Böyle korkular içine girdikçe bu kaygı Issız Adam Sendromuna da neden olabilir. İlişkilerde yakınlaşmak daha güç hale gelir. 

Tüm bunların temelinde aslında kaygı hali var. Bu kaygı da “Bağ kurduğum kişi varlığıyla ya da yokluğuyla bana zarar verecek” korkusudur. O yüzden de bağlanma konusuna yönelik bir kaygı oluşur.

Sosyal Fobi:  

İlişki alanının önemli diğer problemi de özgüvenle alakalı alandır.

“Diğerleri benim hakkımda ne düşünür? Bana baktıklarında, onlarla ilişki kurarken beni nasıl değerlendirecekler? Acaba dışlayacaklar mı? Ya rezil olursam?” gibi kaygılar içine girmektir.

İlişkileri negatif etkileyen bir sorundur.

Karşındakini Kırma Korkusu:

Doğrudan kaygı bozukluğu olarak tanılanmasa da önemli bir kaygı problemidir.

Hayır diyememek, sınır koyamamak, fazla fedakar olmak, karşı tarafı kırmamaya çalışmak, başkalarının ne diyeceğine dikkat etmek…

Bu bazen öyle boyutlara varıyor ki bunu kaygı bozukluğu derecesinde değerlendirebiliyoruz çünkü kişinin hayatını oldukça kısıtlıyor ve yaşam kalitesini negatif etkileyebiliyor. Uzun vadede de depresyona neden olabilir.

İlişkileri sabote eden de bir konudur.

Alttan alta kaygıyla birlikte fedakarlık yaptıkça ve karşılığını görmedikçe başka sorunları da beraberinde doğurabiliyor.

3. Başarı Alanı: 

Performans Anksiyetesi:

Listenin başında performans anksiyetesi geliyor.

Herhangi bir şeyi uygulamaya dökerken başaramayacağını düşünmektir.

Bu sınava girmek, sunum yapmak, topluluk önünde konuşmak, yeni bir işe girdiğinde başarısız olmak olabilir, cinsellikle alakalı belli sorunlar olabilir.

“Başarısız olacağım, beceremeyeceğim” düşünceleri içine girmektir.

Başarılı Olma Kaygısı:

Fark edilen bir kaygı değildir.

Başarısız olma ya da performans kaygısıyla ilişkili olabilir. 

“Başarılı olursam, sivrilirsem daha başka sorumluluklar, görevler verilecek ve ben bunun üstesinden gelemezsem o zaman başarısız olurum.” diye bir kaygı halidir.

Bu yüzden de kendi potansiyelini ortaya çıkarmak, potansiyelinin sonuna kadar gitme konusu sana kaygı verir.

Fobiler:

Hayvanlardan, yükseklikten, kapalı alanlardan korkmak gibi korkular da özgüveni düşüren tarzda sorunlar oluyor. 

Bu korkuların mantıksız olduğunu bilirsin mesela kedi fobisini düşün; kedinin sana zarar vermeyeceğini bilirsin ama kediyi gördüğün anda kendini çok yetersiz hissedersin, kaygı hali çok yoğundur, diğerleri içinde rezil olduğunu hissedersin. Yaşam kaliteni önemli ölçüde etkilemeye başlar. 

Günün sonunda özgüven anlamında da seni aşağı çeker. 

O yüzden fobiler de önemli bir kaygı problemidir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu:

Bunların dışında yaygın anksiyete bozukluğu diye de bir çeşidi var.  

Tüm yaşam alanlarının geneline yaygın şekilde yayılmış tarzda bir sorun vardır. 

O evham hali genel olarak hem fiziksel sağlığına hem özgüvenine hem de ilişkilerine yansır.

Diğer 3 alanın bir araya geldiği bir sorun aslında.

Benim sana önerim bu yaşam alanlarının tümünü gözünde canlandırıp kaygı hissiyle bunları bağdaştırmaya çalış. 

Bu alanlarda kaygı durumunu ne kadar çok yaşıyorum?

Yaşadığım kaygı durumunun şiddeti ne kadar fazla? diye düşün ve gözünde canlandır.

Eğer ki bu analizi yaptığında belirli noktaları fark ediyorsan o zaman bu kaygı sorunu senin için bir kronik stres faktörü olabilir.

Bu noktada da kaygı sorunlarınla alakalı daha başka yazılar okumanı, videolar izlemeni, çok sıkışıyorsan bir destek almanı öneririm.

Bu yazıda seninle paylaştığım yaşam boyutlarına eklenebilecek başka tür kaygı bozuklukları var mı?

Düşüncelerini yorumlarda paylaşırsan sevinirim.

Tabii ki bu kaygı bozukluklarını birbiriyle kombine edebiliriz. 

O zaman da bunun farklı isimlerle de ortaya konulduğunu görebiliriz.

Burada önemli olan işin özünü anlamak.

Bu yazıda sana aktarmaya çalıştığım konu yaşam alanları üzerinden kaygı sorunlarına bakabilmen.

Bunun dışında ele almamı istediğin kaygı sorunların varsa bunları da yorumlarda yazarsan diğer yazı konularını seçerken bunlara öncelik verebilirim.

Tekrar görüşmek üzere

Uzm. Psk. Cem Gümüş

Kaliteli Yaşam Danışmanlığı ve Travma Terapisi/EMDR özel çalışma alanlarımdır.

Psikolojik güçlükler ve kişisel gelişime yönelik birçok içerik (kitap ve online eğitimler vb.) paylaşıyorum.

İçeriklere ulaşmaya başlamak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kendinin Terapisti Ol Kitabı

psikolog kitapları öneri kendinin terapisti ol

Daha Kaliteli Bir Yaşam İçin
4 Basamaklı Uyan Yöntemini
Nasıl Kullanabileceğinizi Öğrenin

Bir Yanıt

  1. Küçükkken annemi ölmesi beni korkuturdu şimdi orta yaşlarda bayanım eşimi ve çocuklarımı annemi babamı kardeşimi kaybetmeyle ilgili kuruyor ve üzülüyorum çocuklarım kısmı ise düşünmek istemiyorum fakat sürekli beynimin bir köşesinde çok rahatsız edici olmaya başladılar bunların saçma olduğunu düşünüp kendimi telkin etmeye çalışıyorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir