Panik Bozuklukta SADECE İlaç Kullanmanın 6 Olası Zararı

İlaç desteği, psikolojik problemlerde gerekli olan durumlarda birçok fayda sağlayabiliyor.

Ancak yaşadığın durumlarda özellikle panik bozukluk gibi sorunlarda sadece ilaç desteği alıyorsan bazı noktalara dikkat etmen gerekiyor.

Eğer bu noktalara dikkat etmezsen ilaçlardan sağladığın verim düşmeye başlar ve zaman içinde kendini çaresiz, umutsuz hissedersin.

“Onca ilacı kullanıyorum, birçok ilaç denedim ama işe yaramıyor.” şeklindeki bir durum içinde bulursun kendini.

Bu yüzden de bu bölümde, ilaç desteği alırken nelere dikkat etmen gerektiğine, bu süreci nasıl daha verimli hale getirebileceğine odaklanacağım.

İlaç ve Psikoterapi

Panik bozukluğun çözümlenmesinde ilaç ve psikoterapi en temel iki çözüm yoludur.

Daha önceki bölümlerde de değindiğim gibi panik bozukluğun çözümlenmesinde kalıcı bir ilerleme sağlamak istiyorsan psikoterapi en etkili yoldur, ancak panik bozukluğun çözümlenmesi sürecinde özellikle ilaçların da birçok faydasının olduğunu görüyoruz.

Özellikle de sıkıntı hissin çok yüksek düzeydeyse, bu sorunlar yaşam kaliteni önemli ölçüde etkiliyorsa ilaç kullanman faydalı olacaktır.

Ülkemizde de terapi imkanları kısıtlı olduğu için birçok kişi zaten ilaç desteği alarak bu sorunları çözmeye çalışıyor çünkü terapi imkanları belediye ve devlet hastanelerinde her ne kadar olsa da, bu tür belli imkanlar ücretsiz olarak sağlanıyor olsa da talep fazla olduğu için birçok yerde bu imkanlar yeterli olmuyor.

Dolayısıyla da terapi özel merkezlerde daha çok ulaşılabilir oluyor. Maddi nedenlerden dolayı bu da herkese uygun olmayabiliyor.

Belki senin de şu noktada terapi alma konusunda imkanların uygun değil ama ilaç desteği alarak bu sorununla bir şekilde başa çıkmaya çalışıyorsun.

İşte bu noktada sadece ilaç desteği alıyorsan belirli dikkat etmen gereken noktalar var. Bunları 6 maddede sıraladım. 

Bu 6 maddedeki noktaların her birini dikkatli bir şekilde okuyarak kendi durumunla karşılaştırmanı ve buna göre nelere dikkat etmen gerektiğini düşünmeni öneririm.

1. Bu Soruna Tıbbi Bir Hastalık Olarak Bakmak

Normal bir tıbbi hastalıkta, sıkıntınla alakalı doktora gidersin, doktor muayenesini yapar, ilaç yazar ve bu ilacı kullandıktan sonra da iyileşirsin.

Normalde medikal modelde tıbbi açıdan böyle bir süreç vardır.

Ama panik bozukluk gibi belli sorunlarda -ki bu birçok psikiyatrik hastalıkta da böyledir- aynen bu modelle hareket etmek bazı problemler ortaya çıkabiliyor.

Bu problemlerden en önemlisi de mevcut sorununa bir tıbbi hastalık olarak baktığın için kendini daha pasif bir konumda görmendir.

“Pek yapabileceğim bir şey yok, sonuçta bu tıbbi bir hastalık, ilacımı alırım ve bu sorun ortadan kalkar.” gibi bir beklentiyle hareket ediyorsun ama bu beklentiyle hareket edince o zaman bu süreçte pasif kalıp bu sorunla alakalı öğrenmen, düşünmen gereken, yapman gereken şeyleri ihmal edersin.

Böyle olunca da ilaçlardan aldığın verim düşmeye başlar.

2. Aldığın Özellikle Rahatlatıcı Tarzdaki İlaçların, Duyguları Bastırma Aracına Dönüşmesi

İlaçlarla gelen sakinleşmeyle birlikte, yaşadığın sorunlar üzerinde düşünme ihtiyacı hissetmemeye başlayabilirsin. Bu ilk başta rahatlatıcı olsa da uzun vadede bazı sorunları bastırmış oluyorsun. Bastırdığın sorunlar da çoğu zaman kendiliğinden çözümlenmemektedir.

Bu yüzden de özellikle yaşadığın sorunun temelindeki problemler belirli bilinçdışı, gizli nedenlere dayanıyorsa, bu nedenlere yönelik bir şey yapmamış oluyorsun.

Daha sonrasında da genel kaygı halin rahatlamaya başladığı için ilacı bıraktığında bu kez o bilinçdışındaki noktalar tekrar alevlenip tetiklenebiliyor.

Bu sefer tekrar o kaygı hali geliyor ve tekrar panik atak tarzı sorunlar yaşayabiliyorsun.

O zaman da “İlacı bıraktım kötü oldum, acaba ilaca bağımlı mıyım? Bu ilaç olmadan ben bu sorunu atlatamayacak mıyım?” gibi düşüncelere girmeye başlarsın. Bu da seni çaresiz ve umutsuz hissettirir.

3. Anksiyolitik Grubundaki Hızlı Şekilde Rahatlatıcı İlaçlara Fazla Güvenip Bunları Önlem Davranışına Dönüştürmek

Panik bozukluğu kronikleştiren 3 alışkanlıktan biri de önlem alma davranışıdır. Panik ataklar gelmesin diye ekstra yaptığın şeyler bu gruba girer. Bu tür önlem davranışları nedeniyle panik bozukluk sorunun aslında devam etmektedir.

Diyelim ki panik ataklar geldiğinde normalde aldığın, doktorunun bir süre almanı önerdiği tarzda bir ilaç var ve bu ilacı yanında taşıyorsun.

Panik atak sorunun biraz daha rahatlamaya, çözümlenmeye başlamasıyla birlikte aslında bu ilaçların alımını doktorunun yönlendirmesiyle azaltman gerekir.

Ama sen doktorundan da bağımsız olarak bu ilaçları yanında taşıma ihtiyacı duyabilirsin, böyle bir isteğin olabilir.

O zaman “Panik ataklar geldiğinde o hisler çok yükselirse önlem olarak hemen bu ilacı kullanıp, kendimi rahatlatmalıyım.” gibi bir düşünceyi besliyor olursun.

“Peki bunda ne sıkıntı var?” diye düşünüyor olabilirsin.

Diğer yazılarımı okuduysan bunda bir sıkıntı olduğunu hemen anlayacaksın.

O anda gelen sıkıntıları hemen rahatlatmaya çalışırsan aslında kaygı, korku halini devam ettirmiş oluyorsun çünkü bu panik ataktan korktuğun anlamına gelir.

Halbuki panik atakların bedene zarar vermediğini, bedendeki korku mekanizmasının doğal aktivasyonu olduğunu daha önce paylaşmıştım.

Dolayısıyla da normal şartlarda, panik ataklar geldiğinde yapılacak şey; bunu akışına bırakmak, bu konularda ekstra paniklememeyi seçmektir.

Eğer doktorunun önerisinin de dışında yanında ilaç bulundurursan o zaman bu bir önlem alma davranışına dönüşür ve panik bozukluk sorununu devam ettirebilir.

Bu sefer de önlem alma davranışıyla bir alışkanlığa döndüğü için; 

“Dışarıya çıkarken mutlaka ilacım yanımda bulunmalı. Dışarıdayken eğer panik atak gelirse çok kötü olur.” şeklinde düşünceler içine girersin. Kendine güvenin azalmaya başlar.

4. İlaçlarla Birlikte Gelen Belli Yan Etkiler

Sadece ilaç kullandığında bu sorunların çözülmesi biraz daha uzun sürebiliyor ve o süre uzadıkça kullandığın ilaçların da beyne ve bedene olan yüklenmesi daha uzun süreli oluyor.

Antidepresanlarda o kadar olmasa da özellikle anksiyolitiklerde uzun vadeli kullanımda beyin kimyasına belirli yan etkilerde, olumsuz etkilerde bulunduğunu biliyoruz.

Dolayısıyla bu noktalarda doktorunla bağlantı halde olman bir taraftan da bu sorunlarla ilgili anlattığım yazının sonunda bulunan noktalara da dikkat etmen önemli olacaktır.

5. Psikiyatrik İlaçların Birçok İlaç ya da Belirli maddelerle -örneğin alkol- Etkileşime Girmesi

Bu etkileşim nedeniyle bu tür ilaçları kullanırken dikkatli olmak gerekiyor. Dolayısıyla ilaçları kullanırken belirli kısıtlamalar içerisine girmen gerekir.

Eğer hamileysen ya da bebeğini emziriyorsan o noktada da antidepresanlar kontrollü olarak kullanılmak durumunda kalınır. Hatta tercihen bu dönemlerde mümkünse kullanılmaması da tavsiye edilebilmektedir.

Diyelim ki çocuk sahibi olmak istiyorsun ama bir taraftan da panik bozukluk sorunun var. Sadece ilaç kullanmak da bu noktada biraz handikaplı olabiliyor. Bu gibi durumlarda terapi desteği alman ya da kendi kişisel gelişimine ekstra özen gösterecek şekilde kendi imkanlarınla yeni bilgileri öğrenip uygulaman gerekir. 

6. Bazı Kişilerde Psikiyatrik İlaçların Yeterince Verimli Sonuç Vermemesi

Özellikle de bu sorunlar belirli bilinçdışı, gizli nedenlere dayanıyorsa, sadece ilaç kullanarak panik ataklar ve kaygı konusunda rahatlamayı amaçlamak faydasız bir çaba olabiliyor.

İlaçları denedikçe, farklı farklı ilaçlara yöneldikçe bu ilaçlardan yeterince verim almadıkça bu sefer motivasyonun da düşmeye başlayabilir.

“O kadar ilaç kullanıyorum, birçok farklı ilaç denedim ama pek de etki etmiyor.” gibi düşünürsün.

Çünkü asıl sorun bunun çözümlenmesine yönelik belli adımlar atılmaması ve bu konuların işlenmemesidir.

Dolayısıyla da eğer bilinçdışı tarzda belirli sorunlara ya da hayatındaki başka tür streslere bağlı olarak panik atak tarzı sorunlar yaşıyorsan ve bu sorunların farkında değilsen, o noktada sadece ilaç kullanırsan bir süre sonra iyileşmeye yönelik umutların azalmaya başlar. Hatta depresyona bile girebilirsin.

Uzun süreli panik bozukluk sorunlarında yani uygun yollarla yaklaşılmamış, sadece ilaçla çözümlenmeye çalışılan tarzda durumlarda, bu sorunun bir nevi kronikleştiğini ve bu kronikleşmeyle de depresyon gibi sorunların da tabloya eklendiğini görüyoruz.

Özellikle hastanede çalıştığım dönemlerde uzun yıllar sadece ilaç kullanan ve daha sonra terapiye gelen birçok danışanım oldu.

Terapiyle birlikte ilk kez birçok konu üzerinde durduk; panik bozuklukla alakalı birçok noktada bilgi almalarını sağladık ve bununla birlikte danışanlarımın birçoğunda önceki deneyimlerine göre daha hızlı bir ilerleme sağlayabildik.

Bu noktada psikoterapi ile birlikte sorunların temelindeki noktaları işlemek, bu sorunla bağlantılı noktaları öğrenmek çok çok önemlidir.

Buraya kadar panik bozuklukta sadece ilaç kullanımının olası zararlarının, yan etkilerinin neler olduğunu 6 maddede öğrendin.

Bundan sonraki süreçte ne yapılabilir?

Daha önce de bahsettiğim gibi şu sıralar yoğun bir şekilde psikoterapi desteği alma imkanın olmayabilir. Çevrende psikoterapist olmadığından ya da maddi nedenlerden dolayı olabilir.

Şu koşullarda sadece ilaç kullanmakla yetinmek istemiyorsan, daha etkili bir şekilde bu sorunla başa çıkmak istiyorsan neler yapmak ve nelere dikkat etmek gerekiyor?

Öncelikle panik bozukluk konusunda doğru bilgileri alman çok çok önemli.

Panik bozukluğun çözümlenmesinde alman gereken bilgiler nelerdir?

Panik atak nedir? 

Nasıl oluşur?

Bedendeki bu hislerle bağlantısı nedir?

Korku mekanizması nedir?

Korku mekanizması aktive olduğunda bedeninde, düşüncelerinde ne gibi değişiklikler olur?

Panik bozuklukla bağlantılı olan kısır döngü nedir?

Bu kısır döngü nerelerden kırılabilir?

Panik bozukluğu devam ettiren olumsuz alışkanlıklar neler?

Panik bozuklukla bağlantılı olarak gelen panik ataklar karşısında neler yapmak gerekiyor?

Panik atak geldiğinde nasıl düşünüp hareket etmelisin?

gibi birçok konuda bilgi alman bu sorunu çözümlemede çok önemli adımlardır.

Biz bunları zaten psikoterapi sürecinde de işleriz. Panik atak-panik bozukluk ile ilgili kitabımda kapsamlı olarak birçok konuyu ele almaya çalıştım. Dolayısıyla sana tavsiyem kitaptaki tüm bölümleri dikkatlice okuyup, notlar alarak, bilgileri sindirmeye çalışmandır.

Bu bilgilerle ilgili aldığın notlardan sonra, her gün kendine hatırlatıp zihnine iyice kazırsan bu bilgilere ihtiyaç duyduğun durumlar karşısında hazırlıklı olmaya başlarsın.

Seninle paylaştığım bilgilerin dışında başka yazılardan, kitaplardan da bilgi alabilirsin. Bu bilgileri daha da derinleştirmen faydalı olacaktır.

En önemli nokta tabi ki sadece bilmek değil, bu bildiklerini özümseyip bunları uygulamaya dökmektir.

Bunun dışında doktorunla temas halinde olman çok önemlidir. İlaçların kullanımıyla alakalı aklına takılan sorular, kafanı kurcalayan noktalar için doktorundan bilgi alman en sağlıklı kaynak olacaktır.

Kontrol zamanlarını takip etmen önemli; doktorun sana “Bir ay sonra tekrar görüşelim.” dediyse, gerçekten bir ay sonra görüşmeye gitmeye özen göstermelisin.

Çünkü ilaçların etkili olabilmesi için dozaj ayarlamalarını doğru şekilde yapabilmek önemlidir. Çekinmeden doktoruna bu noktalarda danışabilmen gerekir.

En önemlisi de panik atak-panik bozukluk sorununun aslında çözümlenebilir bir sorun olduğunu kendine hatırlatmandır.

Bu sorun şeker hastalığı gibi kronik bir şekilde yaşamak zorunda olduğun bir sorun değildir. Eğer doğru yollarla, doğru çözümlerle yaklaşırsan bu sorun kesinlikle çözümlenebilir ve geride bırakılabilir.

Konuyla ilgili görüşlerini aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşırsan sevinirim.

Uzm. Psk. Cem Gümüş

Kaliteli Yaşam Danışmanlığı ve Travma Terapisi/EMDR özel çalışma alanlarımdır.

Psikolojik güçlükler ve kişisel gelişime yönelik birçok içerik (kitap ve online eğitimler vb.) paylaşıyorum.

İçeriklere ulaşmaya başlamak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kendinin Terapisti Ol Kitabı

psikolog kitapları öneri kendinin terapisti ol

Daha Kaliteli Bir Yaşam İçin
4 Basamaklı Uyan Yöntemini
Nasıl Kullanabileceğinizi Öğrenin

6 yanıt

  1. Hocam yeni bilgileriniz için teşekkürler yazılarınızı videolarınızı sürekli takip ediyorum anlatımınız gerçekten çok güzel iyiki varsınız 🙏

  2. Harika bir yazı olmuş bende panik atak hastasıyım çok zor zamanlar yaşadım. Sizin yazilarinizi hep okuyorum faydali buluyorum tesekkurler.

  3. 50 yaşında 2 yetişkin evlat annesi evli bi kadınım.16 yaşında panik atakla başlayıp panik bozukluğu,yaygın anksiyete bozukluğu,travma sonrası stres bozukluğu ile azalan artan döngülerle deneyimlemiş biri olarak sizin gibi amacı sadece ve gerçekten yardımcı olmak olan bilim insanlarının kitapları yazıları videoları ile çokkk yol aldım.Sadece ilaç gerçekten kurtarıcı ve çözümm değil.Değişmeye gelişmeye öğrenmeye açık olmak,bilişsel çarpıtmaları olabildiğince düzeltebilmek, hobi, düzenli ve sağlıklı beslenme ve iyi hissettiğin dostlarrrla sorunlar sorun olmaktan çıkabiliyor.İyiki varsınız…..

  4. Merhaba hocam yazınızın hepsini okudum çok bilgi aldım ben ilk defa panik atak geçirtim ve vücudumda hala etkisi var bunu atmam için ilaç kullanmam şartmi

  5. Diğer yazılarımı öneririm, bu konuya açıklık getirmiştim. İlaç konusundaki her türlü yönlendirmeyi sadece hekimler yapabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir