Kontrolcü – Mükemmeliyetçi Kişiliklerin Analizi ve Çözümü Nedir?

Kontrolcü ve mükemmeliyetçi kişiliklerin özellikleri ve bu konudaki çözüm yolları nelerdir?

Bu yazıda aşırı kontrolcü ve mükemmeliyetçi kişiliklerin kökenlerini, özelliklerini ve bu konuda neler yapılabileceğini genel olarak paylaştım.

Eğer kendinde ya da bir yakınında bu özelliklerin olduğunu hissediyorsan bu yazıyı sonuna kadar okumanı öneririm.

Mükemmeliyetçi, kontrolcü kişilerle yaşamdaki her türlü rolde karşılaşabiliriz.

Evhamlı, kontrolcü, baskıcı bir anne-baba; eleştirel, yargılayıcı, kontrolcü bir eş olabilir.

Mükemmeliyetçi bir yönetici olabilir.

Takıntılı ve inat özellikleri olan bir arkadaşın olabilir.

Bu kişilik özelliklerini yaşamın birçok yerinde görebilirsin.

Eğer böyle özellikler sende varsa senin için bir şeylerin nasıl yapılması gerektiği, nasıl düşünülmesi gerektiği nettir.

Başka bir seçenek düşünemezsin.

Sen öyle olmasının gerektiğini düşünüyorsan öyle olmalıdır.

Siyah ve beyaz şeklinde düşünürsün.

Kafan nettir.

Diğerlerinin de böyle hareket etmesini, düşünmesini istersin.

Risk almak, hata yapmak sana korkutucu gelir.

Her şeyi önceden planlamalı, hesaplamasın ki risk ve hataları minimum düzeyde tutabilmelisin.

Açıkçası bunlarla hiç karşılaşmamalısın.

Dışarıdan nasıl göründüğün de senin için önemlidir.

Diğerlerinde bıraktığın imajının bozulmasını, seni hatalı ve yetersiz gibi görmelerini istemezsin.

Onlara her zaman en iyi yönünü göstermeye çalışırsın.

Tabii bu da içten içe bir gerginlik yaratır.

Hep yüksek standartlar koyarsın.

Hedeflerin, beklentilerin normalin daha üzerinde olabilir.

Örneğin; 2 metre yükseliğe bir çıta koydumuzu düşün.

Bu çıtanın üzerinde yürümekle, 100 metre yukarıya koyduğun çıtanın üzerinde yürümek aynı hissi vermez.

O çıtayı 100 metreye koyduğunda bu sana daha korkutucu gelir ve kendini daha gergin hissedersin.

Dolayısıyla da mükemmeliyetçiliğin birçok dezavantajı da vardır.

Sürekli kronik bir stres yaşarsın çünkü o katı kişilik yapın, beklentilerin, düşünce tarzın seni oldukça kısıtlıyordur.

Öfke sorunların olabilir. Mükemmeliyetçilik tahammül seviyeni düşürebilir.

Yetersizlik hislerin olabilir, kendine yüklenebilirsin.

Kaygı sık yaşadığın önemli bir duygu haline gelir.

Tüm bu duyguları uzun süre yaşadıkça bir noktadan sonra yorulmaya, tükenmeye başlayabilirsin. Bu da sende belli depresif sorunlara da neden olabilir.

Dezavantaj olarak, analiz paralizi diyebileceğimiz bir durum içine girersin.

Yapman gereken herhangi bir işi, bir projeyi baştan detaylı bir şekilde düşünmeye çalışırsın, uzun analizler yaparsın.

Bu da seni bir noktadan sonra paralize edebilir.

Adım atma, uygulama aşamasına bir türlü gelemeyebilirsin.

O yüzden de herhangi bir proje, iş üzerinde çok çalışıyor gibi hissedersin -açıkçası çok çalışırsın, zaman harcarsın- ama günün sonunda somut bir şeyler pek yok gibi görürsün.

Zamanın daha çok düşünme aşamasında geçmiştir.

Eyleme dökmeye zorlanırsın çünkü risk almak, hata yapmak senin için zordur.

Bu yüzden de yeterince verim sağlayamadığın için, potansiyelinin ürünlerini yeterince ortaya koyamadığın için bir noktadan sonra kendini yetersiz, özgüvensiz hissedebilirsin.

“Onlar bunları yapıyor, ben cesaret edemiyorum.” diye kendini başkalarıyla karşılaştırabilirsin.

Bunlar pek yüzleşmek istemediğin duygulardır ama içten içe yetersiz ve özgüvensiz hissedersin.

Bu hislerin kronik stresle birlikte bedenine de yansıyabilir. Bedeninde de sürekli gerginlik hissedebilirsin.

Bunun dışında kontrolcü ve mükemmeliyetçi kişilerin en çok yansıdığı ve dezavantajların başına koyabileceğimiz alan; ilişkiler alanı.

Eğer bu kişilik özellikleri ilişkilerde devreye girerse o zaman güç çatışmaları olabilir.

Karşılıklı birbirini eleştirme döngüsü içine girebilirsin.

Bu durum eğer içsel olarak kendi benliğindeki hassas noktalara dokunursa arada belli iletişim bozukluklarına, iletişim çatışmalarına neden olabilir.

Araya duygusal kopukluklar girebilir.

Zamanla aranızdaki yakınlık açılmaya başlar.

Uzak hissetmeye başlarsın.

Evde, eşinin yanında rahat hissetmiyorsundur.
Sürekli bir kontrol hali vardır ya da sen kontrol etmeye çalışıyorsundur ama partnerin beklediğin şekilde hareket etmiyordur.

Dolayısıyla da rahat, huzurlu hissedemezsin.

Neden bir insan kontrolcü ve mükemmeliyetçi kişilik içine girer?

Kontrolcülük ve mükemliyetçiliğin en önemli nedeni; bunun aslında bir savunma mekanizması olmasıdır.

Yaşamdaki streslerle, karşılaştığın durumlarla başa çıkma yoludur.

Bunu çok erken yaşlardan itibaren öğrenmeye başlarsın.

Çocukken hata yapmamaya, mükemmel bir şekilde hareket etmeye, kusurlu görünmemeye çalıştıysan,

Senden hep bu konuda adım atman beklendiyse ya da öyle zannettiysen, 

Belki aslında senden mükemmel olman beklenmiyordu ama başarılı biriydin ve bu başarıyı hep aynı çizgide devam ettirmen gerektiğini, bu konuda baskı gördüğünü hissettiysen,

İçten içe “Hep mükemmel olmalıyım. Diğerlerinin hep önünde olmalıyım. Hata yapmamalıyım.” gibi düşünceleri öğrenmiş olabilirsin.

Bu zamanla içselleşmeye başlamıştır.

Aslında bu şekilde hareket ederek doğal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorsun.

Belki onaylanmak, belki sevgi ihtiyacı, değerli ve yeterli hissetmek, güçlü ya da güvende hissetmek gibi birçok ihtiyacına hizmet ediyor.

Dışarıdan bakıldığında kontrolcü ve mükemmeliyetçi olmak bir problem gibi görünüyor ama sen aslında bu şekilde davranarak doğal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorsun.

Bunu geçmişten öğrendin.

Büyükçe, olgunlaştıkça, yaşamı daha iyi tanıdıkça kusursuzluk imkansızlığı daha net karşında belirmeye başlar.

Ama sen bu şekilde hareket etmeye alışık olduğun için daha farklı düşünmek ve davranmak sana zor gelir, tuhaf gelir.

“Ben böyle değilim.” gibi hissedersin.

Bir şeyleri esnetiyor olmak, daha rahat olmaya izin vermek sana çok korkutucu gelir çünkü sana zarar verse bile, dezavantaj olsa, kronik stres yaşasan bile bu bildiğin yol.

Bu bildiğin yol sana güven veriyor.

Dolayısıyla da içinde aynı şekilde devam eden bir tarafının olduğunu fark ediyorsun.

Açıkçası bu kişilik özelliklerine tamamen kötü de diyemeyiz.

Kontrol hissi, mükemmeliyetçilik daha doğrusu belli standartlar koymak ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak, sınırlarını zorlamak kendi içinde kötü bir şey değildir.

Açıkçası yüksek başarılar için zorunlu da bir şeydir.

Gerçekten bir alanda iyi olmak istiyorsan elinden gelenin en iyisini yapman, çıtayı kaldırabildiğin ve üstesinden gelebildiğin kadar yukarı koymak çok önemlidir.

Ama burada önemli olan diğer bir nokta -kontrolcü ve mükemmeliyetçi özellikte sorunlu olarak gördüğümüz nokta- gerektiğinde esnetememe problemidir.

Şartlara ve içinde olduğun durumun gerektirdiklerine göre sınırları iyi çizemiyorsan ve rahat olman gerektiğinde çıtayı daha orta seviyeye koyduğunda iyi sonuçlar alabilecekken bunu yapmayıp, her türlü duruma en mükemmel haliyle bakmaya çalıştığında sıkıntı yaşıyorsun.

Bu kusursuz olmak, her alanda en iyi olmak anlamına gelmiyor.

Dolayısıyla arada ince bir çizgi var.

Eğer böyle özelliklerin varsa bu konuda ne yapabilirsin, kendini nasıl geliştirebilirsin?

İçine sinecek şekilde esnetme konusunda nasıl hareket edebilirsin?

Bu konuda da tabii ki yapılacak birçok şey var ama bu yazıda kafanı karıştırmamak adına en net yapılması gereken şeyi paylaştım.

Uygun Bir Yaşam Felsefesine Sahip Olmak

Bununla alakalı yaşam felsefeni güncellemen lazım.

Şöyle bir şey düşünebilirsin;

Mükemmel olmayabilirim.

Hatalar yapabilirim, insan hata yapabilir ama bu hatalarımdan öğreneceklerim var.

Hata yaptığımda telafi edebilirim.

Hata yapsam bile ben yeterliyim, kendime güvenebilirim.

Kendimi geliştiriyor olsam bile varlığım, özüm yeterli. Bundan memnun olabilirim ve aynı zamanda da kendimi geliştirebilirim. gibi belli felsefeleri içselleştirmeye niyetlenmek gerekiyor.

Dikkat ettiysen düşün demiyorum; niyetlenmek diyorum.

Düşün deseydim düşünemeyeceksin çünkü bunlar bir alışkanlık haline gelmiş.

Önceki yaşam felsefelerini, bakış açılarını gündemde tutup, kendini gözlemleyip bu yeni düşünceler için kendine bir alan yaratmak; yeni alışkanlıklar edinmek gerekiyor.

Tüm bu organize edebilmek, düzenlemek ve kendini takip edebilmek konusunda senin için özel bir yöntem hazırladım.

Açıkçası başka birçok konu için de bu yöntemi kullanabilirsin.

Bu yönteme UYAN yöntemi diyorum.

1. Uyanık Ol

2. Yazarak Düşün

3. Aksiyona Geç

4. Ne Olduğunu Takip Et

Bu yöntemi ayrı bir yazıda ele aldım.

Eğer okumadıysan UYAN yönteminde bu konuyu gündemde tutarak mutlaka okumanı ve uygulamanı öneririm.

Düşünce, görüş ve deneyimlerini aşağıdaki yorumla kısmında paylaşırsan memnun olurum.

Uzm. Psk. Cem Gümüş

Share on facebook
FACEBOOK paylaş
Share on twitter
TWITTER PAYLAŞ
Share on whatsapp
WHATSAPP PAYLAŞ
Uzm. Psk. Cem Gümüş

Uzm. Psk. Cem Gümüş

Kaliteli Yaşam Danışmanlığı ve Travma Terapisi/EMDR özel çalışma alanlarım.

İnternet sayfamda kişisel gelişime yönelik birçok ücretsiz içerik (kitap ve online eğitimler) paylaşıyorum.

Bu içeriklere ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

Kitap ve Eğitimler Sayfası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anlatmamı İstediğiniz Konular
Var Mı?

Her hafta YouTube kanalımda psikoloji ve kişisel gelişime yönelik birçok video yayınlıyorum.

Merak ettiğiniz konuları aşağıdaki bölüme yazarsanız video konu planlamalarında bu konulara öncelik verebilirim!