Öfke Sorunlarında Vizyoner Mod Çözümü Nedir?

Öfke sorunlarında reaktif ve vizyoner mod nedir?

Ailen, eşin, çocukların, iş arkadaşların, yöneticin seni bazen çileden çıkarıyor mu?

İçine atmaktan ya da patlamaktan başka bir çare bulamıyor musun?

O zaman reaktif mod dediğim bir durum içinde hapsolmuşsun demektir.

Bu yazıda sana öfke kontrol sorunlarında reaktif modu ve buna çözüm olarak vizyoner modu anlattım.

Vizyoner modu iyi bir şekilde anlarsan içinde hissettiğin öfkeyi daha güçlü başka bir enerjiye dönüştürmen faydalı olabilir.

Bu konuda yeni bir kapı açılabilir.

 

Reaktif Mod Nedir?

Bir çamaşır makinesine benzetecek olursak düğmesine bastığında vereceği tepki bellidir.

Her seferinde de o düğmeye bastığında aynı işlevle karşılaşırsın.

Kendi içinde de öfken tepene çıktığında biri sanki senin içindeki düğmeye basıyor gibidir.

O düğmeye basıldığı anda da senin içinde bir reaksiyon ortaya çıkar.

Ya içe atarsın…

Ya da patlarsın.

Mesela biri seni eleştirdiğinde aklına hemen -farkında olarak ya da olmayarak- şu tür düşünceler gelebilir;

Beni ezdi

Yetersiz görüyor

Aşağılandım

Haksızlığa uğradım.

Sonrasında da;

Haddini bildireceğim ona

Bana böyle şeyler söyleyemez

Meydanın boş olmadığını göstereceğim gibi düşüncelerle de tepki veriyorsun.

Ya da;

Aman ne uğraşacağım

Söylesem ne olacak, bir işe yaramayacak gibi karamsar düşüncelerle de içine atmayı seçiyorsun.

Patlasan belki de sonrasında pişmanlık duyacağın şeyler söyleyeceksin.

İşler daha da karmaşıklaşacak ve karşı tarafa da pişman olacağın sözler söylediğin için malzeme de vermiş olacaksın.

İçine attığında da kendi içinde acı çekmiş oluyorsun ve bu acı da ilişkideki yakınlığa yansır.

Karşı tarafa daha pasif agresif şekilde yaklaşabilirsin.

Surat asabilirsin ya da soğuk bir duvar haline gelebilirsin.

Bu mesafeli durum karşı tarafı da iyi hissettirmez.

Bu sefer de soğukluğun nedeniyle eleştiri alırsın.

Yine rahatsız olacağın bir durum içine girebilirsin.

 Çünkü ilişkin bir nevi sabote edilmeye başlıyordur.

İçe atmak ya da patlamak, her ikisi de çıkmaz bir sokakta dolaşmaya benzer.

Bir yere varmaya çalışıyorsun ama o sokaklarda dolaşırken de günün sonunda çıkmaz sokak olduklarını fark ediyorsun.

Tekrar tekrar aynı şeyleri yaşıyorsun.

Özellikle benzer durumlarda tekrar tekrar aynı şeyleri yaşıyorsan, o düğmenin ne gibi reaksiyonla sonuçlanacağını biliyorsan ortada bir sıkıntı vardır.

Bunun böyle olmasına seyirci kalmak da bir noktadan sonra rahatsız edici bir şey.

Bu noktada “Durup 10’a kadar sayayım.” gibi tavsiyelerin ötesinde bir şeyler yapmak gerekiyor.

Genelde de öfke sorunları birçok insanın zorlandığı tarzda problemlerdir.

İçe atmak ya da patlamak gibi reaktif bir modla hareket etmek yerine vizyoner modla hareket etmeni öneririm.

Öfke yönetiminde vizyoner mod içine girersen kendini daha güçlü ve daha kontrollü hissetme şansın oluyor.

 

Vizyoner Mod Nedir?

Vizyoner mod, öfke yönetiminde öfke duygusuyla olan ilişkinde ideal bir model yaratıyorsun.

İdeal olarak böyle bir durum içine girdiğinde sağlıklı sonuca ulaşabilmek için nasıl hareket etmen gerektiğini önceden düşünüp bu şekilde hareket etmeye niyetleniyorsun.

Bir nevi bir vizyon yaratıyorsun.

Kendi kendine bir çeşit model yaratmak da diyebiliriz.

Öfke konusuna nasıl yaklaşabileceğinle alakalı resmi gözünün önüne daha net bir şekilde getirebilmen gerekiyor.

Öncelikle vizyoner moda girdiğinde öfkeyi etkili bir şekilde yöneten, bu duyguyla sağlıklı bir şekilde temas kuran tarafın ideal olarak bunu nasıl yapardı?

Bunu kendi içinde düşünmen lazım.

Mesela eleştirildiğinde reaktif modla içe atmak ya da patlamak yerine daha ideal şekilde nasıl hareket etmen gerektiğinin temellerini önceden düşünmen ve kafanda oturtman gerekiyor.

Bu konudaki vizyonun net olmalıdır.

Vizyoner modla hareket ettiğinde, “Kendi vizyonunda, kendini gördüğün kişi bu gibi durumlarda nasıl hareket ederdi?” ile ilgili belli kararlar alman gerekiyor.

Örneğin;

İnsanların duygu ve düşüncelerinden değil kendi duygu ve düşüncelerinden sorumluyum.

Bu karar doğrultusunda vizyoner modla hareket ediyorsan kendine şunları sorman gerekir:

“Öfke duyduğum şeyde neyi görüyorum?”

“Beni rahatsız eden şey nedir?”

“Gözümden kaçan ne var?”

“Bu öfke tanıdık mı?”

“Kendi içimdeki hassas belli noktalara mı dayanıyor?”

“Geçmişte yaşadığım benzer belli durumlar içine mi giriyorum?”

“Bir şeyleri mi hatırlaıyor bana bu durum?”

“Geçmişimden gelen bir şeyler mi var?”

“Öfke duygumun arkasında üzüntü, hayal kırıklığı, kaygı gibi belli duygular var mı?”

“Acaba nelere ihtiyaç duyuyorum?”

“Bu öfke bana hangi karşılanmayan ihtiyaçlarım konusunda bir şeyler söylemeye çalışıyor?” 

Vizyoner mod içine girip kendi duygu ve düşüncelerini sahiplendiğinde bunu bir nevi “Titre ve kendine gel.” diyen ses gibi düşünebiliriz.

O noktada duygu ve düşüncelerinin sorumluluğunu aldığında büyük resmi görmek biraz daha kolaylaşabilir.

Karşı tarafın duygu ve düşüncelerinin içine girdiğinde “O şöyle yapıyor.” diye onun üzerinden değerlendirdiğinde kendi sesini kaybetmeye başlıyorsun.
Özellikle kendi hassas noktaların bulaştığında o an fark edemeyebiliyorsun.

Dolayısıyla vizyoner modunla birlikte kendi duygu ve düşüncelerinin sorumluluğu kararını alabilirsin.

Bunun dışında; 

Kızgın olsam bile karşı tarafa saygılı bir şekilde yaklaşıyorum.

Kızgınlığımı bastırmadan diğer tüm duygularımla birlikte açıkça ifade edebiliyorum.

İnsanların düşündükleri ya da hakkımdaki fikirleri bana etki edemez.

İnsanlar benim istemediğim şeyleri bana yaptıramaz. gibi kararlar alabilirsin.

Bu kararları öncelikle kendi içinde sindirmen gerekiyor.

Dolayısıyla ilk önce kendinle baş başa kalıp “Vizyoner modunda ideal olarak gördüğün karakter öfke durumlarında nasıl hareket ederdi? sorusunu gözünde canlandır ve bu gibi belli kararlar al.

Vizyonunu belirledikten sonra bunları zihninde tutma, bir kağıda listele.

Bunu içselleştirmek için kendine biraz zaman ver.

Bu kararlarını her güne başlarken ya da her günün sonunda değerlendir.

Vizyoner modunun aldığı kararları gözden geçir.

Hatta vizyoner modla hareketlerini gözünde canlandır.

Vizyoner modla hareket ettikten sonrasında kendini mutlaka takdir et.

Takdir etmen vizyoner modu içselleştirme konusunda seni motive edecektir ve bu konuyu gündemde tutacaktır.

Her hafta, ihtiyaç duyduğunda vizyoner modda ne kadar kalabildiğini, vizyonuna uygun şekilde ne kadar hareket ettiğini değerlendir ve ne kadar zorlandığını, vizyoner modunda güncellenmesi gerekenleri belirle.

Böylece bunu daha da çok içseleştireceksin ve içindeki güçlü kaynak olarak vizyoner modu hissedebileceksin.

Vizyonunla düzenli bir şekilde temas halinde olduğunda bu modla birlikte ihtiyaç duyduğun ve sana iyi gelecek olan model doğrultusunda tekrar tekrar hareket ettikçe alışkanlık haline gelecek.

Beynin de buna adapte olacak, algıların bile buna göre şekillenmeye başlayacak.

Öfke duygusunu hissettiren bir durum içine girdiğinde reflekssiz bir şekilde hareket etmek daha da kolaylaşmaya başlayacak.

Artık pozitif bir reaksiyon göstermek otomatik hale gelecek.

Ne kadar çok tekrar edersen negatif öfke alışkanlıkların pozitife dönüşecektir.

Özellikle şunu vurgulamak istiyorum;

“Vizyoner modda hiç öfkelenmeyeceğim, öfkeyi hiç hissetmeyeceğim. Hiç tepki göstermeyeceğim.” gibi düşünceler olmamalı.

Çünkü yeri geldiğinde karşı tarafa yüksek perdeden tepki göstermek gerekebilir.

Bunu ideal, sağlıklı, içinde bulunduğun şartlara uygun şekilde, esnek olarak hareket edebilmek gibi düşünebiliriz.

Bu konuda şöyle bir şey aklına gelebilir; 

“Karşı taraf reaktif modla hareket ediyorsa, onun vizyoner bir modu yoksa ben neden düşünmek zorundayım? İçimden geldiği gibi direkt reaksiyon göstereyim.”

Tabii ki bunu yapma özgürlüğün var.

Muhtemelen de yapıyorsun.

Ama bu işe yaramıyor ve aynı döngüler içine giriyorsan vizyoner modun getirdiği güçlü enerjiden kendini mahrum bırakmış olursun.

Vizyoner moda girdiğinde içe atmak ya da duygularını bastırmak zorunda değilsin.

Ya da tepkini ortaya koyarken kendin olmayan şekilde bir şeyleri gizliyor değilsin.

Karşı taraf sizi bir şekilde haksızlığa uğratacak, sizi kullanacak ya da isteklerine ulaşmanı engelleyecek güçlü bir tepki vermeyecek de değilsin.

Vizyoner modunu güçlü bir şekilde formüle ve organize ettiğinde -bunun için biraz zaman gerekebilir- giderek güncelleyebilirsin, daha güçlü ve etkili bir hale getirebilirsin

Kararlı bir şekilde hareket ettiğinde diğerlerine de senin vizyoner modun öfke durumlarında nasıl hareket edilebileceğiyle alakalı bir model oluyor.

Bu açıdan da yakın ilişkileri de dönüştürmeye başlar.

Eğer öfke ile ilgili diğer yazılarımı okumadıysan okumanı öneririm.

Uzm. Psk. Cem Gümüş

Kaliteli Yaşam Danışmanlığı ve Travma Terapisi/EMDR özel çalışma alanlarımdır.

Psikolojik güçlükler ve kişisel gelişime yönelik birçok içerik (kitap ve online eğitimler vb.) paylaşıyorum.

İçeriklere ulaşmaya başlamak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kendinin Terapisti Ol Kitabı

psikolog kitapları öneri kendinin terapisti ol

Daha Kaliteli Bir Yaşam İçin
4 Basamaklı Uyan Yöntemini
Nasıl Kullanabileceğinizi Öğrenin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir