Sık Sorulan Sorular

Bu bölümdeki sorular nasıl çalıştığımla ilgili en sık karşılaştığım sorulardan bazılarını içermektedir.

Psikolojik Destek Nedir?

Çok kısaca tanımlanacak olursa psikolojik destek bir uzman eşliğinde konuşma yoluyla sorunları aşma sürecidir. Konuşma yoluyla bir diğerine yardım etmek aslında günlük hayatta insanların sıklıkla birbirlerine yaptığı bir şeydir. Psikolojik destek ise daha farklı ve özel bir aktivitedir.

1. Danışan-uzman arasında güvene dayalı bir ilişkinin bulunduğu,

2. Açık ve kaliteli bir iletişimin kurulduğu,

3. Problemi açıklama ve çözüm yollarının psikolojik teorilere dayandığı,

4. Kişiyi bütünsel olarak geliştirmeye odaklanan,

5. Danışanın mevcut koşullarındaki ihtiyaçlarına uygun şekilde yardım etmek ve zarar vermemek konusunda özel olarak eğitim görmüş bir uzmandan alınan,

6. Belirli bir ücretlendirme ile profesyonel olarak, belirli bir düzenliliğe göre yürütülen bir süreçtir.

Neden ‘Hasta’ Değilde ‘Danışan’ Kelimesini Kullanıyorsunuz?

Bu konu uzmanlar arasında uzun yıllardır tartışılan ve ortak bir görüşe tam olarak varılamamış bir konudur ancak birçok psikoterapist ‘hasta’ yerine ‘danışan’ kelimesini tercih etmektedir. Çünkü hasta kelimesi her problem türüne ve şiddetine uymamaktadır. Ayrıca yardım alma sürecinde danışanların da aktif olmalarından dolayı tıptaki klasik doktor-hasta ilişkisinden farklı bir durum bulunmaktadır. Merkezimizde yönetmelikler gereği psikiyatrik hastalıklara yönelik bağımsız bir hizmet verilmediğinden dolayı 'hasta' kelimesi çalışmalarımdaki hedef kitlesine de uygun değildir.

Psikolojik Desteğin Etkinliği Nelere Bağlıdır?

Psikolojik desteğin başarısının,

%40′ının danışanın azmine, motivasyonuna, mantıklı düşünme kapasitesine, kişilik özelliklerine ve içinde bulunduğu çevre koşullarına,

%15′inin danışanın psikolojik destek sürecinden olumlu beklentiler içinde olmasına,

%30′unun danışman-danışan arasındaki ilişkinin kalitesine,

%15′inin ise psikolojik destek sürecinde kullanılan tekniklere bağlı olduğu görülmektedir.

Etkili bir psikolojik destek sürecinde tüm bu etkenler gözönünde bulundurulmalıdır.

Her Uzman Aynı Şekilde Mi Yardımcı Olur?

Temelde psikoterapi eğitimleri almış uzmanlar genelde benzer ilkelere göre danışanlarına yaklaşırlar ancak yaklaşım şekilleri, teknikleri, bilgilerini uygulamaya dökme yetkinlikleri ve becerileri birbirinden farklıdır. Psikolojik destek hem bir bilim hem de bir sanat olarak kabul edilmektedir.

EMDR ve Pozitif Psikoterapi yöntemlerini danışanlarımın ihtiyaçlarına göre kullandığım bir yaklaşıma sahibim. Bu yaklaşıma göre psikolojik sıkıntıları karşılanmayan ihtiyaçların işaretleri olarak görüyorum. Şu andaki çalışmalarımda  yaşam kalitesini artırmaya yönelik uygulamalar üzerinde duruyorum.

Hangi Tür Durumlardaki Kişileri Görüyorsunuz?

En sık gördüğüm problem türleri kronik stres (mutsuzluk, kaygı sorunları, sağlık kaygıları, sosyal fobi, kendine güven eksiklikleri, değersizlik hisleri, çift-aile problemleri, sinirlilik ve öfke kontrolü problemleri vb.) ve travma sonrası strestir.

Psikolojik Destek Ne Kadar Sürer?

Psikolojik desteğin ne kadar süreceği yaşadığınız problemin türüne, şiddetine, psikolojik destekten elde etmek istediğiniz amaçlarınıza, ilerleme hızınıza ve çabalarınıza da bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Bazı danışanlar için 1-2 seans danışmanlık amacıyla gelir. Bazıları için 8-12 görüşme yeterli olurken bazıları da daha derinlemesine bir çalışmayı altı ay ya da daha fazla  bir süre devam ettirmek isteyebilmektedir.

Değerlendirme aşamasında bu konu açık bir şekilde konuşularak psikolojik destekle ulaşmak istediğiniz hedeflerinize göre planlanmaktadır.

Psikolojik Destek Almak İstiyorum Ama Şu Anda Böyle Bir Şeye Hazır Olup Olmadığımdan Emin Değilim. Öneriniz Nedir?

Hepimiz yaşadığımız problemlerle ilgili olarak bir uzman desteği almanın faydalı olabileceğini düşünürüz. Örneğin, yeni tanıştığım ve psikolog olduğumu öğrenen herkes neredeyse istisnasız bir şekilde kendisininde psikoterapi desteğine ihtiyacı olduğunu söylemektedir.

Ancak birçok kişinin uzun bir süre bu konuda beklediğini ve artık yaşadığı semptomlardan duyduğu rahatsızlığın psikoloğa gitme konusundaki tereddütün önüne geçtiği bir dönemde psikolojik desteğe başvurduklarını görmekteyim. Bu konuda da anlayış gösteriyorum çünkü doğamızda acılardan uzak durmak var.

Hayatımızda tıkanmışlık hissettiğimiz zaman bu konuda kendi içimizde utanç ve yetersizlik hissedip diğer insanların bu tür sorunları hiç yaşamadığını zannedebiliriz. Bu yetersizlik hissi bir uzmandan yardım alma konusunda tereddütlere neden olabilir.

Her geçen gün tekrar tekrar şahit olduğum şey aslında herkesin özünde birbirine benzer türde içsel sıkıntılar yaşadığı ancak bunu diğerlerinden iyi bir şekilde de gizlediği gerçeğidir.

Daha iyi hissetme konusunda aktif bir adım atmak için hazır hissediyorsanız ya da bir uzmana başvurma konusunda sormak istediğiniz konular varsa iletişim bilgilerimden bana ulaşabilirsiniz.

Size Başvurmamın Uygun Olup Olmadığını Nasıl Anlayabilirim? Yaşadığım Problemler Bir Psikoloğa Gitmemi Gerektirecek Kadar Büyük Olmayabilir.

Psikolojik sağlık ile ilgili problemler aşağıda gördüğünüz üç ana kümeye ayrılabilir. Şu anda listedeki ilk iki gruptaki kişilerle çalışıyorum. Siz de bu gruplardan birinde yer alıyorsanız psikoterapi için başvurabilirsiniz.

1. Hafif derecede psikolojik güçlükleri olan insanlar. Kişilerarası iletişim çatışmaları, kendine güven problemleri ve hayatlarında olmasını istediği şeyleri gerçekleştirememe gibi güçlükler bu gruba girmektedir. Bu gruptaki kişilerle kişisel gelişime, mevcut potansiyeli ortaya çıkarmaya ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriyorum. Buna bir nevi danışmanlık ve yaşam koçluğu çalışması da diyebiliriz.

2. Psikolojik güçlüklerin yaşam kalitesini etkilediği ve engelleyebildiği kişiler. Mutsuzluk, kaygı problemleri, sinirlilik, travma sonrası stres, ilişki sorunları vb. problemlere yönelik psikolojik danışmanlık desteği veriyorum.

3. Daha ciddi düzeyde psikiyatrik problemleri olan kişiler. Bu gruptaki psikolojik problemler arasında şiddetli depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, şizofreni vb. psikotik bozukluklar, bipolar bozukluk, alkol-madde bağımlılığı, yeme bozuklukları gibi sorunlar yer almaktadır. Bu tür problemler yaşayan kişilerin bir psikiyatriste başvurarak ilaç tedavisi alıyor olmaları gerekmektedir. Bu sorunlar psikiyatri hekiminin tanı ve tedavisini birincil olarak yürütmesini gerektirecek durumlardır. Psikiyatri uzmanının yönlendirmesi şartıyla ilaç tedavisine bireysel ya da çift/aile terapisini de eklemek hastaların tedavi uyumu ve başarısını önemli ölçüde artırmayı sağlayabilmektedir.